Ana Sayfa forums #mugabookclub Dünün Dünyası

13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Yazar
    Yazılar
  • #439
    AvatarEge Soley
    Anahtar yönetici

    Temmuz ayı boyunca Stefan Zweig ‘ın Dünün Dünyası isimli kitabı okuduk. Bir yandan Zweig’ın biyografisi de sayılabilecek bir kitap olan Dünün Dünyası, diğer yandan da 1. Dünya Savaşı öncesi Avrupa’nın umutlu ve refah dolu zamanlarını, sonrasında ise savaşın yıkıcılığını ve bunun sonucunda da yeni doğan bambaşka, çok daha haşin, çok daha soğuk bir dünyayı anlatıyor.

    Size neler hissettirdi, düşündürdü, öğretti bu kitap?

    • Bu konu 4 ay önce önce AvatarEge Soley tarafından değiştirildi.
    • Bu konu 4 ay önce önce AvatarEge Soley tarafından değiştirildi.
    #499
    Avatar1ferhancokis
    Katılımcı

    Stefan zweig benim için okunması kolay ama anlattıkları hep etkileyen unutulmayan konulara dokunan bir yazar , dünün dünyasını okurken insanlığın gözlü yükselişi savaşın yaraları, sonuçları ve adaletsiz bir düzene evrilme haline halini canlı bir tanıktan izleme fırsatı oldu, canımı yaktı ama etkiledi de. İyi ki okuduk

    #510
    AvatarGökçin Mert
    Katılımcı

    Henüz kitabın yarısındayım, ancak hani farklı şehirleri gezdiğimizde hepsinin farklı bir ruhu farklı bir dokusu vardır, bazıları çok yakın hissettirir, bazılarını ise bazı dostlar gibi tanıdkça severiz ya, zweig’ın yaşadığı şehirleri betimlemesi bu hissi ete kemiğe büründürdü bende. aynı insan karakterleri gibi, viyana’nın cool ve sofistike duruşu, paris’in eğlenceli ve özgür ruhu… hepsi bir karakter gibi gözümde canlandı. gerçekten edebi anlamda okuması çok keyifli bir kitap oldu..

    #511
    AvatarFrau Suer
    Katılımcı

    “Dünün Dünyası”, üniversite zamanlarında okumamız için aldığımız kitaplardan biriydi ancak dönem içinde okunacak diğer kitaplardan sıra gelmemiş ve rafta okunmayı bekleyen kitaplar arasında boynu bükük bekler bir haldeydi. Yaklaşık 6 yıl sonra şimdi,#mugabookclub vesilesiyle okuma fırsatı yakaladım. Keşke daha önce okusaydım dediğim kitaplardan biri oldu. Ne sadece bir biyografi ne de sadece bir tarih anlatılıyor. Duygular,yaşanmışlıklar, her biri ayrı ayrı duygu yüklü ve öğretici anekdotlar ile dolu. Ve belki de bu kitabı değerli kılan, anlatılanların hangi sene ve ya döneme ait olduğuna bağlı kalmadan, herkesin hayatından benzerlikler yakalayabilecek olmasıdır.Kitapta beğenip altını çizdiğim bazı ifadeleri sizlerle de paylaşmak, aralarından beğendiklerinizi ve ya üzerine görüş paylaşmak istediklerinizi duymak çok isterim.

    *Ancak geleceğe umutla bakabilen kişi, bugünün keyfini sürebilirdi.
    *Kültür, yaşamın inceliğini, zarafetini ve hoşluğunu onun işlenmemiş cevherinden sanat ve sevgiyle çekip çıkarmak değil de nedir?
    *Yüreğini erken yaşta olabildiğince açabilen kişi, sonraki yıllarda tüm dünyayı içine sığdırabilir.
    *İnsan sadece gençlik yıllarında rastlantıyla kaderin özdeş olduğunu düşünür. Sonraki yıllarda ise hayatımızın yönünü, iç dünyamızın belirlediğini fark ederiz; gittiğimiz yol, arzularımızın aksi yönünde ve anlamsız gibi görünse de, sonunda bizi her zaman görünmeyen hedefimize götürür.
    *İşimi seviyordum, bu nedenle hayatı da.

    #529
    AvatarEge Soley
    Anahtar yönetici

    Ben de bu zamana kadar çok defa okumaya heves etmiş ama bir türlü başlayamamıştım, galiba biraz da gözümü korkutmuştu hem içerik hem de büyüklük olarak. İyi ki okumuşuz diyorum şimdi. Dünyanın kısacık bir zaman diliminde nasıl değişebildiğini görmek beni hem çok etkiledi hem de çok korkuttu aslında. Zweig ‘in gençliğindeki Viyana anıları ve sonrasındaki üniversite yıllarındaki avrupa seyahatleri daha uzun olsa daha da okurdum, o kadar sevdim. Bir de çevresindeki insanları, yaşayan efsane isimlerle olan ilişkilerini ve Rilke’nin (bayıldığım bir yazardır ayrıca) her durumdaki soğukkanlı ve hep çok mesafeli duruşunu çok düşündüm kitabı bitirdikten sonra da. Beni galiba böyle anlatılarda hep insanların olan durumda nasıl tavır aldığı, olaylara ne yönden baktığı çok etkiliyor.

    #530
    AvatarEge Soley
    Anahtar yönetici

    ” Bizim kuşak, kaybolanın arkasından yas tutmama sanatını çok iyi öğrendi; belgelerin ve öteki ayrıntıların kaybolması, yazacağım bu kitap için belki de bir kazanım olacaktır. Çünkü ben, belleğimizi bir şeyi tesadüfen muhafaza eden, diğerlerini ise tesadüfen kaybeden bir unsur olarak değil, bilerek düzene koyan ve bilgece bir şekilde devre dışı bırakan bir güç olarak değerlendiriyorum. İnsanın kendi yaşamından unuttuğu her şey, aslında bir içgüdüyle çoktan unutulmaya mahkum olmuş şeylerdir.”

    Önsözden.

    #532
    AvatarJULIDE UCTUM
    Katılımcı

    Henüz yarısına gelmedim, gerçekten de tadını damağımda gezdire gezdire ve kendi hızımla okumak istiyorum.
    İlk bölümdeki Viyana’ya, estetik ve sanat anlayışına, bir önceki kuşağın değerlerine her sayfada iç geçirerek, her sayfaya “ütopia’m” diye not düşerek ilerledim.
    Dünün Dünyası’nı lisede iken, tam da Zweig’ın kendi lise çağlarına benzer şekilde hevesli, öğrenmeye ve yaşama coşkulu haldeyken okumuştum aslında ama şimdi, bugünü ve dünü değerlendirebilir, daha farkında (ve belki de yılgın bir ortamda) okumak çok farlı oluyor.
    P.S: Geçen yıl Salzburg’da Zweig’ın evi/müzesini 2 saat aradım, girişini bir türlü bulamadım. Bilen varsa yazarsa sevinirim, kapısı nerede yahu 🙂

    #536
    Avatarbegum cetintarakci
    Katılımcı

    Zweig’in 3-4 kitabını okumuştum ama bu kitabını incelemek için bile elime almamıştım, yalan değil bazen bazı kitapların kalınlığı onu okuma sıramı erteliyor. Ancak şuan iyi ki de bu kulübe katılıp, kitabın son bölümüne gelmişim diyorum. Koca ağustos ayı boyunca iki haftalık bir boşluk hariç neredeyse her gün kitabı okudum, öyle akıcıydı. Zweig seven, onun detaya inişiyle kitaplarını yaşamanızı sağlayan anlatımı bu kitapta da vardı. Hiç görmediğim ülkelerin savaş öncesi, sırası ve sonrası durumlarını öyle güzel betimlemiş, öyle içten cümleler kurmuş ki okurken yaşadığımı hissettim. Savaşın belki de bir kaç mahalle ötede olduğunu bilip ancak yakından göremediği için bize anlatacaklarının yetersiz olduğunu söylemesi beni çok çok etkiledi. Kitabı okurken günümüzde yaşadıklarımızı da düşündüm. Bir çok şey nasılda tekerrür ediyor..

    Uzatmadan kitaptan bir alıntıyla bitirmek isterim; ” İç dünyasını genişletmeyi erken öğrenen kişi, daha sonra tüm dünyayı içine sığdırabilir”

    sevgiler (:

    #538
    temmuzortasitemmuzortasi
    Katılımcı

    Bu vesileyle kitabı okumuş olmaktan dolayı tarif edilemez bir mutluluk içindeyim. Uzun zamandır bu kadar bakış açımı zenginleştiren, tarih okumaya karşı ürkekliğimi atmamı sağlayan, 500 sayfaya dünyaları sığdıran bir kitap okumamıştım. Gerek Avusturya’daki savaş öncesi kültürel ortamdan gerekse bu ortam yer alan isimlerden çok etkilendim. Çok teşekkür ediyorum, her sayfası için iyi ki!

    #539
    AvatarNathalie Reina
    Katılımcı

    Mugabookclub vesilesiyle Zweig dünyasını keşfettiğim için çok mutlu oldum. Dili çok sürükleyici ve etkili. Okurken o dönemler insanın kafasında canlanıyor. Günümüzle de ister istemez benzerlikler yakalayıp endişelenerek okumaya devam ediyorum. Sanırım yeni kitaba biraz geriden geleceğim 🙂

    Sevgili bir büyüğümün 2013te yazdığı yorumu paylaşmak isterim ben de.

    Viyana Notlarım (1) : Dünün Viyana’sı

    Sevgiler

    #544
    Avatarttabas
    Katılımcı

    Çok kez okumam üzere önerilen ve bittikten sonra “neden okumayı bu kadar ertelemişim ki” dedirten bu kitabı birlikte okumak beni çok mutlu etti.

    Gerçekleştiğini ve tüm dünyanın bir şekilde tanık olduğunu unuttuğumuz, tarih kitaplarından ibaretmişçesine normalleştirdiğimiz dünya savaşının insanların hayatlarındaki etkisine tanık olmak çok etkileyiciydi. Öyle ki, her şeyin başlangıcı olan “Avusturya Macaristan veliahtının öldürülmesi” hadisesinin gerçekleştiği o yaz gününün kitaptaki olağanüstü betimlemesinin elimde olmadan kafama işlenen imgelerini aklımdan silmem sanırım mümkün değil.

    Yaza dair kısımdan beni çok etkileyen bir bölüm ise şöyle:
    “Belçika’ya, Verhaeren’in yanına gitmek üzere valizlerimi hazırlamıştım, çalışmalarım iyi gidiyordu. Lahite konulmuş ölü bir arşidükün benim hayatımda ne işi olabilirdi? Yaz hiç olmadığı kadar güzeldi ve daha da güzel olacağa benziyordu. Hepimiz dünyaya kaygısızca bakıyorduk. Baden’deki son günümde bir arkadaşım üzüm bağları arasında dolaşırken, yaşlı bir bağcının bize yaklaşıp ‘Yıllardır böyle güzel yaz yaşamamıştık. Havalar böyle giderse, hiç görmediğimiz kadar bol şarap üretiriz. İnsanlar bu yazı hiç unutmayacaklar!’ dediğini anımsıyorum. Ama o, bu mavi ceketli ihtiyar adam, sözleriyle ne korkunç bir gerçeği ifade ettiğini bilmiyordu.”

    İyi ki yazmış Zweig!

    #554
    AvatarAsli Kelkitli
    Katılımcı

    Elimde olmayan bir Zweig kitabi.
    Iyi ki diyorum okumamistim.
    Ege sayesinde Dunun Dunyasi.
    Bazi kitaplar vardir sizi alir goturur.
    Dunya Savasi yillarinda yazarin ozgurlukle mucadelesi o kadar icten o kadar sizi icine cekiyor ki kitap akip gidiyor.Kitabi sonradan tekrar okumayi dusunuyorum.
    Sevgiler❣️

    #555
    AvatarCANSU EMRE
    Katılımcı

    Öncelikle iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu.
    Zweig’in dönem tasvirleri, ailesini anlattığı bölümler etkileyiciydi.
    Bazen önümüzde duranları görmeyip sahte bir gerçekliğe, güvenliğe sığınmanın sonucunun nasıl felaketlere neden oldugunu güzel bir dille anlatmış.
    Son olarak da, insanların sabah kalkıp gazetelerini aldığında ilk baktıkları şeyin tiyatrolarda hangi yapıtların oynadığı olduğu bir Viyana’nın ne kadar güzel olabileceğini düşündüm (syf.34).

13 yazı görüntüleniyor - 1 ile 13 arası (toplam 13)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.