top of page

Fonksiyonel Tıp

Güncelleme tarihi: 22 Ağu 2023

Fonksiyonel Tıp Nedir?

Fonksiyonel tıp yaklaşımını anlamaya ‘fonksiyonel’ kelimesinin sözlük anlamı düşünerek başlayabiliriz. Fonksiyonel sözcüğü, işlevsel ve çok yönlü demektir. Fonksiyonel tıp da tam olarak budur, çok yönlü tıp anlamına gelir. Kişiyle uykudan beslenmeye, vitamin – mineral eksikliklerinden hormon dengesine kadar pek çok yönden ilgilenen, hastalığın şikayetlerine odaklanmak yerine nereden kaynaklandığına detaylıca bakan bir hasta görme biçimidir. Geleneksel ya da alternatif tıp değildir. Üniversite fakültelerinde eğitimini tamamlamış doktorların, diyetisyenlerin ve diğer sağlık çalışanlarının bilimsel ve akılcı bir şekilde hastayı birlikte her yönden değerlendirmelidir.


Fonksiyonel Tıbbın Standart Tıptan Farkı Nedir?

Günümüz hasta muayeneleri musluğu kapatmadan suyu yok etmeye çalışmaya benzer. Fonksiyonel tıp ise musluğun kapatılmasına odaklanır. Standart tıp hastaya yeterli zaman ayrılamaması, aşırı uzmanlaşma ile bütüncül bakışın sağlanamaması, hastanın sadece laboratuvar tetkiklerine göre değerlendirilmesi gibi nedenlerden dolayı hastalığın kök faktörlerine odaklanmak yerine semptomların yani hastalığın şikayetlerin yok edilmesini sağlar. Hastalık tedavi edilemediğinden kalıcı bir çözüm sunulamamış olur. Fonksiyonel tıp ise hastalıkların arka planını inceleyerek; organları değil tüm sistemleri ele alarak, bağırsağı beslenme ile düzelterek hastalıklara kalıcı tedavi sağlamaktadır.


Fonksiyonel Tıp Yaklaşımına Kimler Başvurabilir?

Kronik ve otoimmün hastalıklar, haşimato gibi tiroit hastalıkları, romatoid artrit gibi romatizmal hastalıklar, diyabet hastalıkları, endokrin hastalıklar, alerjiler, egzama sedef gibi cilt hastalıkları, fibromiyalji gibi yaygın eklem ağrıları, çölyak gibi bağırsak hastalıkları, reflü gibi mide şikayetleri, depresyon anksiyete gibi nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar , migren ve baş ağrıları, kalp hastalıkları, kadın ve erkek üreme sağlığı, uyku bozuklukları, multiple skleroz (MS) ve ciddi bir rahatsızlığı olmasa da sağlığını daha iyi hale getirmek için doğru bilgileri almak doğru destekleri kullanmak ve kendine bir yol haritası çıkarmak isteyen herkes fonksiyonel tıp yaklaşımdan faydalanabilir. Kısacası fonksiyonel tıp hastalık yoktur hasta vardır düşüncesinden hareketle hastalıkla değil insanın kendisiyle ilgilenir.


Fonksiyonel Tıp ve İlkeleri

Fonksiyonel tıp bakış açısını daha iyi anlamak adına, odaklandığı ilkeleri tek tek ele almak gerekirse şöyle sıralayabiliriz;


Beslenmeyi Düzenlemek: Beslenmenin düzeltilmesi ile önce bağırsakların iyileşmesi ardından vücudun ihtiyacı olan mineral ve vitaminlerin emilebilmesi şeklinde ilerleyen iyileşme sayesinde pek çok hastalığın tedavisi mümkün hale gelmektedir. Bağırsak iyiyse organların fonksiyonları iyi, hormonlar iyi demektir. Bir ağacın kökü gibi vücudun temel bağırsak olmak üzere beslenmenin tüm sistemler üzerindeki etkisi giderek anlaşılmaktadır. Kan şekerinin yükselmesi, katkı maddeleri, öğün sayısı gibi pek çok durum ele alınarak beslenme düzenlenmelidir.


Hormonları Optimize Etmek: Hormonların vücudumuzdaki rolü sandığımızdan çok daha fazladır. Kan şekerinden açlık tokluk hormonlarına kadar vücuttaki pek çok dengeyi hormonlar sağlamaktadır. Hormonları dengelemek hayatı dengelemektir.


Enflamasyonu Dindirmek: Organizmadaki savaş benzeri hale enflamasyon denir. Dış etkenlere maruziyet sonucu tüm hücrelerin iç yapısı ve zarın bozulmasıdır. Kronik hastalıkların temelinde inflamasyon yatmaktadır. Dolayısıyla vücuttaki bu yangının dindirilmesi gerekir. Beslenme, uyku kalitesi ve stres seviyesi gibi durumlar düzenlendiğinde inflamasyon düzenlenmesi için adımlar gerçekleştirilmiş olur.


Sindirimi düzeltmek: Sağlıklı beslenmek sadece yenilen yemek değil aynı zamanda o yemeğin sindirilebilmesidir. Yenilen yemekler sindirilemediği sürece dünyanın en iyi besini de olsa içerisindeki maddelerden yararlanılamaz. Sindirim için mide asidi gibi pek çok madde yeterli, bağırsak bariyeri ise sağlam olmalıdır.


Detoksifikasyonu arttırmak: Vücuttaki toksinlerin uzaklaştırılması için çeşitli yollarla karaciğerin detox kapasitesi arttırılmalıdır. Böylece vücut hem toksinlerden arınır hem de toksinleri muhafaza eden yağ depoları yıkılarak kilo verilmiş olur.

Yazan: Diyetisyen Hamra Uslu



Yorumlar


bottom of page