Narsisizm: Ayna ayna, söyle bana.
- Ege Soley
- 15 Ağu 2024
- 2 dakikada okunur
Freud’a göre narsisizm, dış dünyadan çekilen libidinal enerjinin iç dünyaya yöneltilmesidir. Bir başka deyişle kişinin kendisine duyduğu aşkı ifade eder. Zaman zaman olumsuz, istenmeyen, kötü bir etiket gibi anılan bu kavram her zaman patolojik bir tabloyu işaret etmez. Neticede ismini aldığı mitte Narkissos’u öldüren, yansımasına duyduğu aşk değil, aşkına karşılık bulamayışı ve bu yansımaya muhtaç kalışıdır.
Narsisistik yatırım benlik gelişiminin önemli bir parçasıdır. Kendi değerini görmek, kendini sevmek, özgüven gibi kavramlar bu yatırım bir parçasıdır. Kişiler çevrelerindeki insanların onlar hakkındaki his ve fikirlerini merak edebilir; fark edilme, sevilme, beğenilme, kabul ve takdir ihtiyacı hissedebilirler. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında narsisistik yaralanma yaşayabilir, incinebilir, kırılabilirler. Yine de güvenmeye, sevmeye, bağ kurmaya devam ederler.
Patolojik (ikincil) narsisizmde tablo daha farklı seyreder. Burada kişiler görünenin aksine kendilerine yönelik yoğun bir aşk değil yoğun bir değersizlik duygusu içindedirler fakat bu olumsuz hisleri dışarı yansıtır; kendilerinin üstün, hayranlık uyandıran biri olarak görürler. En iyi, en güzel, en başarılı onlardır. Kuşkusuz en iyi mertebede olmalı, küçümsedikleri, değersizleştirdikleri diğer insanlardan daima olumlu görüşler almalıdırlar. Bu uğurda diğer insanları kullanabilir, çıkar ilişkisi kurmaktan çekinmezler ancak hiçbir zaman tatmin edilemez, hak ettikleri yere ulaşamadıklarını hissederler. Kendilerinden farklı olana tahammül etmekte ve empati kurmada güçlük çekerler.
Psikanaliz, ikincil (patolojik) narsisizm için erken dönem nesne ilişkilerini işaret eder. Yaşamın ilk yıllarında bebek kendini mutlak güce sahip hisseder. İhtiyaçları talepsiz karşılanmakta, hiçbir çaba göstermeden sevilip kapsanmaktadır. Bu algı zamanla kırılır ve mutlak güç, bir parçası olunan ötekine, çoğunlukla ebeveynine yansır. Annesi mükemmeldir, en güçlü erkek onun babasıdır. Yüceltime ihtiyacı yeterince iyi karşılanmadığında ve/veya sonraki narsisistik kırılmalar kapsanmadığında ise kişiler kendilerini daima değersiz görür ve parçası olabilecekleri mükemmel öteki arayışı içine girerler.
Kaynaklar ve okuma önerileri:
Heinz Kohut, “Kendiliğin Yeniden Yapılandırılması”, Metis Yayınları.
Meryem Karaaziz & İrem Erdem Atak, “Narsisizm ve Narsisizmle İlgili. Araştırmalar Üzerine Bir Gözden Geçirme”, Nesne – Psikoloji Dergisi.
Sigmund Freud, “Narsisizm Üzerine ve Scherber Vakası”, Metis Yayınları.
Yazan: Çağnur Denişik, Klinik Psikolog





Yorumlar