Self-Soothe
- Ege Soley
- 13 Ara 2022
- 3 dakikada okunur

Uyumayı bilmemek ne tuhaf şey değil mi? Uykun var ama nasıl uyuyacağını bilmiyorsun. Kapı önünde, yürü gir içeri değil mi, yok işte. Çok istiyorsun ama yürüyemiyorsun ki. Birinin seni oradan alıp, kucaklayıp kapıdan geçirmesi gerekiyor. Başka türlü olmuyor. O uykuya dalınmıyor.
Bebek olmak belki de en çok uykun varken zor.
O kadar basit bir şey, o kadar zor.
Luka ilk doğduğunda, hadi diyelim ilk bir iki ayda geceleri hiç uyanmadan uyurken, hatta ben saat kurup onu emzirmek için uyandırırken, bu muymuş uykusuz gece dedikleri, o kadar da zor bir şey değilmiş ki gibi fazlasıyla toy ve gerçek dünyanın sivri dişleri ve haşin pençelerinden fersah fersah uzak bir cümle kurmuştum. Sanıyordum ki o benim kendi rızamla uyanışlarımdı uykusuz geceden kast ettikleri. Sanmak hepimizin ara ara içine düştüğü o malum sığ kuyu. Hem de o kadar sığ ki, içinde kalamıyorsun bile, hızlıca tırmanıp içinden çıkarak gerçek hayata dönmek an meselesi. Velhasıl kelam aylar geçti ve o meşhur uykusuz anneyle ben de tanıştım elbette. Göz ucuyla sabahları baktığım aynada dağınık saçları ve huysuz suratıyla her sabah mutlaka oradaydı.
Merak ediyorsanız söyleyeyim, hala orada.
Saçları da, gözlerinin altı da hala umutsuzca fena.
Gelgelelim, geçtiğimiz aylar boyunca elbette uyku eğitimi lafları ve bir bebeği nasıl uyutmalı ki sabaha kadar deliksiz uyusun isimli evrensel soru döndü durdu etrafımızda. Nereye baksam bir takım yöntemler, trick'ler, fikirler; bundan bir sene önceki hayatımızın hiçbir yerinde olmayan yeni yeni mevzular. Fakat inanır mısınız, onca farklı kitap da, türlü Instagram videoları da, gözüme çarpan kısacık bir yazı da, hatta çocuk büyütmüş arkadaşlarım da hep aynı şeyi söylüyordu. Sen uyutup yatırırsan o çocuk uyanır, yatağına uyumadan girecek, kendi kendini rahatlatıp uyuyacak. Böylece gece yeniden uyandığında kendini de tekrar uyutmayı bilecek!
Çözüm, self- soothe' daydı. Kendini sakinleştirmekte. Yatıştırıp, yatırabilmekte.
Merak ediyorsanız söyleyeyim, hala beceremedim.
Zaten pek de üzerine gitmedim. Luka hala bazı geceler beş kere uyanıyor, olsun varsın, canı sağolsun. Onun yerine ben keşfettim zaten bir şey.
Self-soothe dedikleri Luka kadar bana da gerekliydi. Hatta asıl ve önce bana gerekliydi.
Hem oksijen maskeleri daima ilk önce annelere değil miydi?
Çünkü uykusuzluk, geçtiğimiz ayların belki de en basit sorunuydu benim için. Ben aslında bu yeni hale kendi içimde o kadar adapte olamamış, ve onun içinde o kadar sıkışık kalmıştım ki, ne yapmaya çalışsam bir yerlerim dar geliyor, ya boynumu acıtıyor, ya belimi sıkıyordu. Bunu kabul etmek bile çok uzun zamanımı aldı. Kendime verdiğim ve sonra hiç tutmadığım sözlerimi, her pazartesi yeniden heveslenip hiçbir salıya devam ettiremediğim işlerimi, iyi görünmeye çalışırken hiçbir şekle girmeyen ve avuç avuç dökülen saçlarıma bile sinirlenmelerimi, sürekli bir şeylerden şikayet etmekten nefret etsem de aslında başka bir iletişim yöntemi bulamayışlarımı hem sürekli birilerine anlatmaya çalıştım, hem sürekli dert yanan sesimden kendim sıkıldım.
Luka'nın değil, önce mutlaka benim kendimi sakinleştirmem, yatıştıırmam ve tüm telaş ve sıkıntılarımın üzerime bir battaniye örtüp uzunca bir uykuya yatırmam gerekiyordu.
Merak ediyorsanız söyleyeyim, hala tam anlamıyla başarabilmiş değilim.
Ama en azından artık farkındayım. Başında ebeveyni olmadan uyumayı becermek bir bebek için ne kadar büyük bir başarıysa, aklını tüm savaşlarının gürültüsünden uzaklaştırıp sakinleştirebilmek, derin nefesler alıp olanı kabul etmeye başlamak, sonra da o kabulü ağır, ama çok ağır bir battaniye gibi üzerine serip, olan biten her şeye sakince ve uzaktan bakabilmek de bizler için büyük bir başarı. Bir bebek için kendini sakinleştirip uykuya geri dönebilmek nasıl büyüdüğüne işaretse, belki aslında bizim için de öyle.
Geçtiğimiz dokuz ayda ne öğrendin derseniz, galiba bunu söylerim. Bir çocuk büyütürken kendini de en az onun kadar büyüteceksin. Bebek huzurlu mu uyusun istiyorsun, önce kendin sakinleşeceksin. Sonra hayat belki yine çok kolay olmaz ama mutlaka biraz daha sakinleşir.
Bir gün bir bakarsın senin ısıttığın örtü sen fark etmeden gider, en soğuklarda onun üzerine serilir.
Bazen çözüm gerçekten self- soothe.
Önce kendini yatıştır. Sonra her şey yatışır.




Yorumlar