top of page

Zihin Dinlendirme İstasyonu : Merkür Retrosu

Özellikle pandemi döneminden sonra “işte bunlar hep gökyüzünden” söylemiyle beraber günlük hayatımızın önemli bir parçası olan Astroloji, önceleri yalnızca köşe yazılarında okuduğumuz günlük burç yorumlarımızdan ibaretti belki de birçoğumuz için. Benim de benzer hikayelerle başlayan Astroloji hikayem, bu dünyanın sanılandan çok daha fazlası olduğunu anlamamla beraber gerçek bir yolculuğa dönüştü.


Yolculuk esnasında tıpkı uzun bir yola çıktığımızda düzenli kilometre aralıklarında karşımıza çıkan yakıt ve dinlenme istasyonları gibi, gökyüzünün de insanlara yeryüzünde bazı istasyonlar yarattığını fark ettim. Durup dinlenebileceğimiz, bazen terazimizi tartmamıza imkan veren, ve bazen de iyi değerlendirilebilecek gelişim fırsatlarını sunan istasyonlar… İşte günümüzde popüler kültürün adeta kıymetli bir parçası haline gelen Astroloji’nin bu kadar ünlenmesine deyim yerindeyse kapı açan gezegen retrolarını ben “istasyonlar” olarak nitelendirmeyi çok seviyorum. Her gezegen hayatlarımızda kendine has bir istasyon yaratıyor elbet. Bu durumu her bir gezegenin özelleştiği bir alanı, bir mesleği varmışçasına bir metaforla süslerseniz, durumu anlamak ve anlamlandırmak nispeten keyifli, vizyonu genişleten bir seyir kapısı aralıyor gökyüzünden yeryüzüne..


Bu yazının seyir kapısını ise beraberce Merkür Retrosu’na doğru aralıyoruz şimdi. Zira yazıyı yazdığım an itibariyle 2023 yılının Ağustos ayını gösteren takvimler, 23 Ağustos tarihini ise Başak Burcu’ndaki Merkür Retrosu’nun başlangıcı olarak haber veriyor. 15 Eylül’e kadar devam edecek olan Merkür Retrosu’na popüler kültürün zihnimizde bıraktığı izlerden uzak bir perspektifle bakmanıza destek olmak bu yazımın yegane amacı. Çünkü konu yalnızca eski sevgililerimizin bize geri dönme ihtimalinden veya bu dönemde imzalanmaması gereken sözleşmelerden ibaret değil 😊


Retro dediğimiz kavramı kısaca anlatmak gerekirse, gökyüzündeki her bir gezegenin tıpkı seyahat halindeki arabalar gibi hızları mevcut. Eğer ki bir gezegen, yılın belirli dönemlerinde hızını azaltır ve hatta Dünya’nın dönüş hızından da daha düşük bir hıza geçerse, ilgili gezegen Dünya’dan bakıldığında duruyor ve geri gidiyor gibi görünüyor. Durağan döneme biz Astroloji’de “stationary” dönem ismini verirken, geri gittiği döneme ise Latince’de “geriye doğru” anlamına gelen bir ön ek olan “Retro” ismini veriyoruz.


Merkür’ün hayatımıza yansıttığı temel konuların en başında gelen iletişim, haberleşme, sözleşmeler, karar verme, düşünme, zihin, konuşma, yazma, satış-pazarlama, ikna etme, sinir sistemi, algılama kabiliyeti, planlama, organize etme, analiz, ulaşım gibi alanların yanında Merkür aynı zamanda hızı, pratikliği, hızlı düşünmeyi, çözümcül yaklaşımı vb. süratli tavır ve davranışlarımızı da sembolize eder. Her birimiz haritalarımızda Merkür’ün hangi burç ve evde yerleştiğine, yaptığı açılara da bakarak yukarıdaki tüm konu başlıklarına dair nasıl bir tutum içerisinde olmaya yatkın olduğumuzu anlayabiliriz.


Merkür, hızını yavaşlatıp durduğunda ve retro döneme girdiğinde ise, tüm bu süreçlerle ilgili hayatlarımızda tıpkı gezegenin kendisi gibi bir durağanlaşma ve yavaşlama olabilir. Bizler de hem haritalarımız (Merkür’ün yerleşimi ve açıları) hem de kolektif enerji çerçevesinde (Merkür’ün hangi burçta gerilediği ve şu anki gökyüzü durumunda hangi gezegenlerle açı yaptığı) bu dönemden elbette ki etkileniriz.


Peki ama, nasıl etkileniriz? Ve bu dönemi de başımıza gelen her durum ve olay gibi fırsata çevirebilmemiz, gelişim fırsatı olarak adlandırabilmemiz için neler mümkün?


Günlük hayatta en az 50-60 bin adet düşünce üreten zihnimiz, bu düşünceleri geçmiş-şimdi-gelecek köprüsü üzerinden kurmakta ve bu düşüncelere geçmiş tecrübelerimizden gelen anlamlar yüklemeye çalışmaktadır. Bilmek gereken en temel şey ise, Merkür’ü en doğru kullanma sisteminin an’da bilinçli farkındalıkla düşünebilme ve farkedebilme yetisi üzerinden olacağıdır. Bunu yapmayı tam anlamıyla becerebilmek için ise, geçmişte yaşadığımız durum ve olaylara dair kendimizle ilgili oluşturduğumuz yargı kayıtlarını bugüne köprü olacak şekilde kullanmaktan vazgeçmemiz, geçmişi geçmişte yalnızca gözlemci farkındalığıyla bırakmamız gerekir. En azından ben bu bakış açısıyla ilerlediğimi belirtmeliyim.


Gezegenin geriye doğru hareketi esnasında, geçmiş dediğimiz dipsiz kuyunun bizi ve hayatımızı daha fazla etkilememesi adına geçmişten kalan bazı durum ve olaylar sistem tarafından önümüze çıkarılabilir ve hatta bu durumlarla ilgili bir karar verme aşamasına da gelebiliriz. Sistem böylelikle, an’da bilinçli farkındalıkla hareket etmek yerine zihnimize yargı kayıtlarıyla depoladığımızı fark ettiği bir konuyu bize tekrar sunmakta ve bizi kendi kendimizin yargıcı olmaktan da bir nevi kurtarmaya çalışmaktadır. Gökyüzü bir anlamda her birimizin hayatlarındaki bize iyi gelmeyen, zihnimizde yük oluşturan, bugünkü kendimizle ilgili asılsız yargı ve tanımlamalar yaratmamıza sebep olan tüm olayları belleğimizden temizlemeye, zihnimizi dönüştürmeye çalışmaktadır.


Bu sebepledir ki, Merkür Retrosu ile birlikte farkında olarak ya da olmayarak her birimiz bir sorgulama, analiz etme ve bunları da biraz yakın geçmiş üzerinden gerçekleştirme dönemine gireriz. Zihnimizi önce karıştırır, sonra geçmişteki kayıtları bulur, kendimize ve irademize yardımcı olabilirsek bu kayıtları dönüştürür ve sonrasında da zihnimizi dinlendirerek Retro’dan sonraki döneme tabir-i caizse tertemiz devam ederiz. İşte bu nedenle retrolar ve özellikle Merkür Retrosu, zihnimizin hızlı hayat akışında bize sürekli hikayeler sunan alanına bir nevi dur deme ve zihni dinlendirme istasyonlarıdır.


Kolektif anlamda süregelen bu dönem boyunca da işlerin ve iletişimlerin yavaşlaması ise biraz da bundan ileri gelir. Her birimiz arka planda, belki gün içinde bir şeylerle uğraşırken dahi aslında bambaşka bir içsel çalışma içerisindeyizdir. Öyle değilsek, yani kendi farkındalığımız üzerine çalışmıyorsak da değişik bir huzursuzluk, sinirlilik hali, iletişim kopukluğu, yanlış anlaşılma vb. sanrılar içerisine girebiliriz. Zira sistem ısrarla bizi bir yöne doğru çekmeye çalışmakta ve bizler de ayak diriyoruzdur.


Popüler yansımalara gelince.. Evet, bu dönemde sözleşme imzalanması önerilmez, eski sevgililerin geri gelme ihtimalinden, eski eş dostlarla buluşup biraraya gelmekten veya geçmişten kişi ve olayların çıkagelmesinden sıkça bahsedilir. Fiziki dünyada böyle bir olay yaşamasanız dahi en azından sizin zihninizi bu tip durumlar meşgul edebilir. İşte tüm bu popüler yaklaşımların altında yatan mevzunun temelinde yukarıda bahsettiğim satırlar yer alıyor diyebiliriz. Bunun yanında bu dönemde ertelenen bir seyahat, iptal olan bir uçuş dahi aslında içinde çok gizli farkındalık mesajları gizliyor olabilir.


Zihnimizi bilinçli kullandığımızda “akıl” kavramına dönüştürebilir ve her bir an kim olduğumuzu seçme şansına da sahip oluruz. Geçmişin anılar silsilesi olarak kayıtlarımızda yer alması, ona yüklediğimiz anlam her ne şekilde ise o şekilde olacaktır. Elbet tüm bunların bahsedildiği veya yazıldığı kadar zahmetsiz süreçler olmadığı da bir gerçek fakat sıfırdan dahi olsa başlamak, geçmişle barışmak, an’da ve bilinçli farkındalık içinde aklımızı kullanmak bilin ki Merkür Retrosu’nun en yegane amacı.


Farkındalıklarla dolu bir Merkür Retro dönemi dilerim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, sevgiyle..


İzem İlayda Çakmakçıoğlu

Instagram : @izemilayda




 
 
 

Yorumlar


bottom of page